Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Öldürmek yok, öldürmek yok, öldürmek yok...

Günlük, kafayı yemek üzereyim. Sinirden kuduruyorum desem de yeterli olmaz herhalde!

Yine hafta sonu, yine düğün dernek! Allah'ım yaaa, neden bizim insanımız(!) "insan" gibi eğlenmeyi bilmiyor! Sabahın erken saatlerinden beri aşırı derecede gürültüyle evleniyolar! Tez zamanda boşanırlar inşallah! Hey yarabbim yaaa!

Hani yüksek ses vardır, herkes bilir. Çok yüksek ses vardır, onu da biliriz. Bu resmen ses ötesi! İnanılmaz bi gürültü, oturtmuyo insanı! Ha ben burda evimde böyle kafa beyin patlamış haldeysem, o düğündeki gerzekler napıyolar onu da hiç anlamış değilim! "Şişeeleeeeeğğğrrr" diye zırlayıp duruyo herifin teki. Gidip o şişeleri bi yerine sokacam sonunda!

Katil olmamak mümkün değil. Gidip bi bomba atasım, taramalıyla tarayasım geliyo. Ya da hepsini ülkedeki tüm köpekleri doyuracak kadar parça parça et haline getiresim geliyo. Psikopat yanım uyandı öyle böyle değil!

Dayanamadım, polisi aradım. 155 var ya, "Polis İmdat"!! Neye çare olmuşlar ki ben onlara imdat diyeyim?! Hiçbi şey yapamazlarmış gece 12ye kadar. İl sağlık müdürlüğünü arayacakmışım, ordan görevliler gelip ses ölçümü yapacaklarmış, onlar da sesin aşırılığına kanaat getirirlerse bi şey yapılabilirmiş! Yani benim akıl sağlığım, o görevlilerin gerçekten gürültü olduğuna kanaat getirip tatmin olmasına mı bağlı dedim, evet dedi! Şaka gibi.. Yalan söylüyorum ben sanki! Neyse üstelemedim, il sağlık müdürlüğünü aradım, bingo! Telefonu açan yok! Kaç kere aradım bilmiyorum. Kudurdum resmen kudurduuuummm!!!

Cumartesi akşamı bu saatte derdimi anlatacak kimseyi bulamayacağımdan emin oldum artık. Belediyeye mail attım, şikayetimi belirttim. Sadece bugün için değil, her hafta sonu böyle! Hızımı alamadım, belediye başkanına da mail attım. Pazartesiden önce görmezler, ama bundan sonrası için onlar da bi şey yapmazlarsa kime giderim, kimden çözüm isterim bilemiyorum. Çözeceklerini de hiç sanmıyorum ya!

Nasıl bi terbiyesizliktir bu ya! Kendimi mahallenin ihtiyarı gibi hissettim, hani her şeyden şikayet eden huysuz ihtiyarlar olur ya. Ya ama inan ki durulacak gibi değil! Herkes de kabullenmiş, bi şey yapılmaz deyip oturuyolar bu gürültüde. Hayır efendim, ben kabullenemem! Zaten hakkımı arayamadığım, bu saygısızlığa katlanmak zorunda kaldığım için iki kat delirdim, hiç kabullenemem! Ya adam gibi eğlenmeyi öğrenirler, ya da yıkarım o düğünü başlarına! Kimseyi umursamadan, rahatsızlık verdiğini düşünmeden, sanki tüm mahallenin milli meselesi o iki embesilin evlenmesiymiş gibi davranmak ne tür bi bencilliktir ya! Ne ezana saygıları var, ne ölüye, ne hastaya.. Ne de mahalle halkının kafa ve kulak sağlığına! Ayıp yahu!

Bu iş burda bitmez.. Ben de Gui'ysem, peşini bırakmam, yok yere katlanmam bu rezilliğe! Bu saatten sonra kamu yönetimi okuyup iş başı yaptıktan sonra düğünleri (hatta evlenmeyi) yasaklatamayacağıma göre, elbet başka bi çare bulurum.

Devam edin tepinmeye! Moronlar sizi!!

8 yorum:

ForzaJuve dedi ki...

Bence Düğün saatlerini Türkiye'de bir standarta kavuşturmaları gerekiyor.Gece saat 12'ye kadar süren düğünleri işkenceden başka birşey değil.Birilerinin eğlencesi diğer insanların çilesi olmamalı.
Bi keresinde bende şikayet etmiştim Öss'ye hazırlandıgım yıllarda.Neticesini de almıştım zırıltıları kesilmişti.
Düğün toplumumuzda bir adettir,yapılış şeklide değişmez ama en azından insanlara minumum rahatsızlık verecek şekilde yapılmalı diye düşünüyorum.

Artificial dedi ki...

kendi işini kendin halledecen; öyle belediyeyi polisi karıştırma, hele sağlık şeysilerini işin içine..

düğün salonunu oğlunu/kızını kaçır mesela.. oğul ise onla evlenmekle veya çok korkunç bi kızla evlendirmekle tehdit et... bi daha yaparlarsa tam salonun yanına boşanma bürosu aç, aha böle kocaman panolu.. düğün öncesi salonu gezen müşteriler baştan demoralize olucaklar panoyu görünce ve salonun işleri nerden baksan 30% kesilecektir.

eh bu kadar taktik yeter şimdilik...

Artificial dedi ki...

bu arada geçen sefer yanlış yazının altına yorum yollamışım :)... kaydırdım herhalde :D

okuduğum yazının altına bakıyorum bakıyorum gönderidğim yorum yok.. herhalde beğenmedin de sildin sandım..sonra aklıma geldi kaydırmış olabileceeem..

Gui.. dedi ki...

valla bugün daha uzak bi yerde sanırım, çok ses gelmio düne nazaran. bi de, kendim bişiler yapayım istedim çok, ama bu yaşta katil olup anamı babamı gözü yaşlı komak istemedim :P

düğün salonu olsa, valla ağzımı açıp tek kelime edersem davullar beynimde çalsın. bunlar mahallede yapıolar düğünü. salon fiyatları uçunca, bi de küçük bi şehir olunca mahalle arası düğünleri eksik olmuyo. ben buna çare istiyorum. düğün geleneklerimizde olan bi şey olabilir, eyvallah. ama bokunu çıkarmadan gelenek ve göreneklerimizi yaşatalım, değil mi?

bana ne kardeşim git edebinle evlen, ne dellendiriyosun insanı!

ya/sin dedi ki...

"Seni de görecez" diyesim var :P

Aslında bu da neden çalgılı türkülü düğün istemediğimin cevabı. Oynamayı da sevmem zaten ;)

Gui.. dedi ki...

valla yasin beni göremiceksin:)
şimdilik kına gecesi saçmalığının olmayacağına ikna ettim bizimkileri. artık ben evlenene kadar (ohoooo çok zaman var daha) belediyede sade bi nikah noktasına kadar getirebilirim inşallah:)

ama zaten öyle olmasa bile, benim düğünüm de öyle çalgılı türkülü olmaz. üstelik, düğünüm olursa salonda olur, mahalle arasında olmaz.

inşallah düğün olmaz tabi, temennim o. :)

artificial dedi ki...

düğün istemeyen bir bayan daha duymuş oldum bölece.. hayret.. genelde içleri gidiyo hemcinslerinin şıkıdım şıkıdım gelinlik giyecekler diye..

Gui.. dedi ki...

@arti, boşa eziyet valla. o gelinliği giyiyolar da noluyo sanki, ağır bişi zaten. bütün gün ordan oraya helak oluolar. ne gerek var sanki yahu. adam gibi at artık imzanı git bir an önce di mi:)