Cuma, Eylül 19, 2008

Bırak aksın gözyaşlarım..

Hayatım hep özlemekle geçiyor.. Birilerini, bir şeyleri.. O kadar fazlalaştı ki artık özlemlerim, bana verilen bu küçücük bedene sığmaz oldu.. Hep gitmişleri özlüyorum; olmayacakları, gelmeyecekleri.. Vuslatı olmayan hasretleri buluyorum hep..

Bilmiyorum, herkes böyle midir.. Yoksa özledikleri gün gelir kapılarını çalar mı? Benim çalmıyor.. Semtime bile uğramıyor hatta. Ama özlüyorum, çok özlüyorum hem de..

Benden giden insanlar.. Neden gittiniz ki? Ne hatam vardı? Neden vazgeçtiniz? Şimdi "Eski Yara" dinleyip, içimde bi yerlerde açtığınız onca yaranın hangi birine merhem bulayım? En yakınım, beni en iyi bilen, anlayan, dosttan öte dediğim.. Kaç sene geçti üstünden, haberini bile alamıyorum şimdi. Beni ardında bırakınca mutlu oldun mu? Pişman olmadın mı hiç? Oysa ben seni o kadar çok seviyor ve özlüyorum ki hala.. İçim o kadar acıyor ki.. Bir hiç uğruna gidişin o kadar yüreğime oturuyor ki... Dost dediğin, insanı darmadağın eder mi hiç? Bu kadar acı yaşatır mı? Bak, ben hala ne haldeyim.. Gidişinden beri o kadar kötü günler geçirdim ki.. Ama en kötüsü, senin gidişindi, ne fena. Yaşadığım aşk acısı bile beni ağlatmıyor artık.. Senin sevdiğin bi şarkıyı duyduğumda şimdi bile ağlıyorum oysa.. Kardeşten öteydin ya, nasıl gidebildin?? Nasıl için sızlamadan arkanı dönebildin bana? Sen aramıyor musun o eski günlerimizi? Ben.. Naptıysam dolduramadım boşluğunu. Tamamen sana ait bi yer, hala duruyor. Gelirsen eğer..

Kız arkadaşı kıskandı diye insan nasıl en yakınını yok sayabilir, beynim hata veriyor düşününce. Tercih etmek.. Eşit durumdaki iki şey arasında tercih yapılır, böyle tercih, seçim mi olur? Senin vurduğun o darbe sonrası çok kişi küfretti, beraber yiyip içtiğin, hala görüştüğün insanlar bile söylemediklerini bırakmadı hakkında. Bir tek ben ağzımı açmadım, kötüleyemedim seni. Onları da susturdum. Aptal mıyım? Hiç kuşkusuz. Ama bugün bile bu yaptığını konduramıyorum sana. Kötü bi şaka gibi, gerçek değilmiş gibi. Şaka bile olsa, o kadar ağır ki.. Keşke burda olsan.. Her şeye rağmen, yüzüstü bırakıp gidişine rağmen.. Keşke yine yanımda olsan..

Bırakıp gidenlerin psikolojisini hiç anlayamadım, bilmiyorum. Belki de bugüne kadar hiç gidemediğim içindir.. Hiç giden olamadım ben. Benden gidilse de, ben onlardan dahi gidemedim. Fazla bağlanıyorum insanlara galiba.. Hep yakınımda, benimle olacaklar gibi düşünüyorum.. Hiç gitmeyecekler, hiç bitmeyecekler gibi... O yüzden de hep üzülen, özleyen, hatırladıkça içi sızlayan ben oluyorum belki de..

Bazılarını silebiliyorum zamanla. Çok zor bi süreç olsa da, kabullenip devam ediyorum yoluma. Bazılarınınsa.. Ne yapsam da dolduramıyorum yerini.. Hep bi boşluk kalıyor en güzel anlarımda bile. Her doğum günümde gözümün kapıya dalıp, birazdan içeri girecekmiş gibi hissetmem de bundan.. Çağrıldığı halde gelmeyen, artık aynı şehirde bile değilken nasıl gelsin ki? Yine de bekliyor insan.. Bi sürpriz yapsın, gidişinde olduğu gibi.. Çıkıp gelsin.. Sanki hiç gitmemiş, hiçbir şey olmamış gibi..

Çok şey istiyorum hayattan galiba...

1 yorum:

margo dedi ki...

yazılarını okumak, benim gibi düşünen insanların varlığını bilmek demek benim için.. içinden geçenleri ne güzelde anlatmışsın.. parmaklarına sağlık..