Hadi dökül! Açtım işte sayfayı.. Parmaklarımdan süzülüp çık kafamın içinden! Olmaz mı? Niye? Haklısın, kelimelerim yok benim.. Sesim bile yok ki.. Ama rahatlayamıyorum ki böyle. Kazana dönmüş bi beyin, içinde fırıldak gibi dönen düşünceler yumağı.. Ne olduklarına dair tek bi fikrim bile olmayan, anlamlandıramadığım bir yığın şey.. Bak işte ortam hazırlıyorum; en sevdiğin sayfa sabit, ellerim klavyenin üzerinde geziniyor. Biraz da sen çaba göstersen olmaz mı sevgili beynim?
***
Uykusuzum. Erken yatmam lazım bugün.. Geceyarısını vurdu bile saatler, benim erkenim de böyle bi şey işte. Tabi bi de beni yarın görmek lazım. Önceki geceden sıfır uykuyla, bu gece de kimbilir kaçta yatacak, sabah 7buçuktan öğleden sonra 3e kadar mesaiden sonra kendini nerelere atacak.. Yazık kızım ya. Hiç mi acımıyosun kendine? Sen ecelden ölmezsin, diyeyim sana.. İnsan kendine neden zulmeder bu kadar, aklım almıyor ki hiç.. Hayır yani uykudan kaçınca eline ne geçiyor? 1de yat bari, olur mu?
***
Bugün okuldan çıkınca 40saatte bi geçen otobüsü beklemeye dayanamam diye yokuşu tırmandım. Durağa geldiğimde, hatta sabit duralı bi 5dakkayı geçmesine rağmen kalbim deli gibi çarpıyodu hala. Ritmi gitgide bozulmaya başladı. Merdivenler ölüm gibi geliyor artık. Neyse ki durduk yerde peydahlanan çarpıntılarım yok denecek kadar azaldı. Arada bi sıkışıyo yine ama eskisi kadar sık değil. Yokuştu, merdivendi falan kendimi zorlarsam o zaman sapıtıyo, sıkışma da olmuyo pek. İyiye işaret diycem, ama bu tarz ritim bozuklukluklarım eskiden bu kadar uzun süreli olmuyodu. Bi taraftan iyiye giderken diğer taraftan kötüleşiyo kalbim. Denge bozulmasın hesabı herhalde. Yoo, çok da içmiyorum sigarayı, günde bi paket gidiyo galiba ama az uykudan dolayı sigara içecek saat arttığı için o da. Daha çok su tüketmeliyim sanırım, iyi gelebilir sanki. Ne bileyim, alaka yok belki ama bugün kalbimin gümbürtüsünü dinlerken aklımdan bu geçti birden: bol su iç..
***
En son yazdığım zamandan beri güzel günlerim oldu. Gerçekten.. Ama bu aralar yine var bi gel-gitler. Sürekli değil, bazen uğruyo işte şimdi olduğu gibi. Aklımdan neler geçtiğini kestiremiyorum, az önce de söyledim. Ama.. Belki de bunun nedeni savunma mekanizmamdan kaynaklanıyodur. Hani düşünüp dağılmamam için, her şeyi karman çorman yapıp sunuyodur bana.. Bi nevi kaçış yani. Olabilir evet.
***
Çok seyrek yazmaya başladım yine son zamanlarda. Yazmak istemediğimden değil aslında. Yazsam rahatlarım, bi süredir de rahatlama ihtiyacı hava gibi, su gibi bi şey oldu. Mamafih yazamıyorum. Ya da yazmıyorum. Yine mi kaçış? Olabilir. Yazarken, günboyu kaçtıklarımla da yüzleşmek zorunda kalıyorum çünkü. Kelimelere dökmesem de her zaman, kafamda uyanıyolar. Yazdıkça rahatlıyorum, yazdıkça rahatım kaçıyo. Paradoksumuz da oldu, hayırlı olsun.
***
Sesim çıkmıyor, doğru.. Ama bağırsam kime ne faydası var?..
Bence de. Kime faydası var di mi? E belki bana faydası olur, yetmez mi?
Neyse bu saatte de bağırılmaz zaten. Kime ne faydası var deyip geçeyim ben de.
***
Fener Kadıköy'de Kayseri'den 4 yedi. Eheheh iki gündür eğleniyorum ne güzel oldu :)
(Böyle de güleryüzle bitiririm yazıyı.)
1 yorum:
Komşu, mimledim seni! Uyan da balığa gidelim :P. mimin burda
Yorum Gönder