
Ligde 2. haftanın sonunda puansız olmak, haklı Bursa mağlubiyeti, yönetim - futbolcu - teknik heyet, hala ortada görünmeyen transfer(ler), herkesi istifaya çağıran taraftar.. Sonuç olarak 1.5 ay sonra bana yeniden 2sigara içirmiş bi takım..
Aslında tam bir problem yumağı Galatasaray. Yönetimin yapamadıklarını saymaya gerek yok, "harika adam Haldun Üstünel" hatasından sonra iyice sıktı boğazına geçen ipi. Şu an takımda en iyi olan Harry Kewell'ı takımda tutmak için çabalayacağına, sahada Barış'lardan Ayhan'lardan bi farkı yokmuş gibi ücretini kısıp bir de numarasını başkasına verme basitliğini gösterdi. Transfer bekleyin dedi, gerçekten de hala bekliyoruz biri gelecek mi diye. O kadar çok hata yaptı ki, yönetim gitmeli diyenlerin karşısında edecek hiçbir söz bırakmadı. Gelinen bu durumun altından nasıl kalkacaklar bilmiyorum.
Esas değinmek istediğim konu teknik heyet.. Bugüne kadar Rijkaard'ın avukatı bile onu benim kadar savunmamıştır. Bir anda harikalar yaratmasını beklenmemeli, zaman tanınmalı, uyum süreci vs vs sürekli sabretmek gerektiğini söyledim. Ancak bu akşamki maçtan sonra bu desteğimi çekiyorum. Hayır, istifa etsin demiyorum, gönderilsin demiyorum, tek suçlu Rijkaard demiyorum. Sadece, tüm olumsuzluklarda hep arkasında durup koşulları öne sürmek hataydı diyorum. "Rijkaard iyi de, çevresi kötü." Malesef değil işte. Bu çöküşte Rijkaard'ın da payı var. Elindeki oyuncular Barcelona'daki kadro gibi şahane değil. Orda başarılı olduğu sistem bu takımdaki über fantastik oyuncularda tutmaz. Bunun farkına varmalı. "Yönetim adam gibi transfer yapmıyor, bu kötü oyuncularla napsın ki adam?" Bakın, takımdaki oyuncuları bu kadar "kötü" olarak gösteren, Galatasaray gibi bir takımda olmalarıdır. Oyuncuları savunmak için söylemiyorum, ama bir Sivas'ın, Bursa'nın kadrosundan daha kötü bi kadro yok aslında. Yani bu derece kötü oynamalarının sebebi sadece kötü oyuncu olmaları değil, bi sisteme sokulamamaları. Bunu yapması gereken de tabi ki hocadır, elinde ne varsa ondan azami faydayı sağlamaya çalışmalı. Çok çok iyi bi sonuç çıkmayacak tabi ki ama bugün izlediğimiz oyun kadar da berbat olmayacak kesinlikle. Futbolcularında isteksizlik mi var? Nasılsa kadro bitik, banko oynarım düşüncesi mi var? Hoca olarak ağırlığını koymak için ilk haftalardan daha iyi fırsat olamaz. Nasılsa kötü futbolla kaybediyorsun, sür sahaya paf takımı, kimse yerine güvenmesin. Lider olma konusunda ve sistem kurma takıntısında Rijkaard hanesine eksiler yazdırıyor. İşlerin yolunda gitmediğini anlayıp harekete geçmesi şart.
Bursa maçına dönersek, alınan yenilgi uzun vadede başarı olarak dönecektir takıma, o yüzden kayıptan ziyade kazanç olarak düşünüyorum. Böyle kötü performansla galibiyet almak kulübün daha uzun süre gözlerini açmamasına sebep olacaktı. Türkiye'de başarının sadece sonuç olarak algılandığı bi düzende kimse çözülmesi gereken sorunları düşünmüyor genelde. Bu yüzden, "hak ederek" alınan yenilgi değil, oynan(may)an futbol kafaya takılmalı.
Ertuğrul Sağlam gerçekten işini çok iyi yapıyor, bu akşam da olduğu gibi. Onun takımında "Xavi, Iniesta" yok (ekşisözlük'e selam ederim), Hüseyin var, Ali Tandoğan var. Ama adamlar "takım olarak" takır takır topunu oynuyorsa, bundan da ders çıkarması lazım Galatasaray'ın. Hele ki kıt kadroda sakatlıklar bela gibi üzerine çöken Galatasaray'ın artık oyunu tek adam üzerine kurma hatasından vazgeçip takım oyunu oynamaya çalışması lazım. Diyorum ya, teknik ekip de öyle sütten çıkmış ak kaşık değil. Hatalar her yerde..
Maçta Volkan'ın topa elle müdahalesi, atılması gerekirken oyunun devam etmesi iki takım için de talihsizlik bana göre. Hakem gerçekten çok kötüydü bu akşam, ama Galatasaray'ı yakan o değildi, Bursa'ya galibiyeti veren o değildi. Şimdi ortada hakkıyla kazanan takımın başarısına gölge, kötü futboluna kılıf arayan Galatasaray'a bahane bir Abdullah Yılmaz var. Bu maçta en son konuşulması gereken adam umarım kimsenin odağı olmaz. Kart demişken, Baros'un hakemi iterek aldığı kart en aptalca alınan kartlar listesindedir. Elbette sinirlenirsin, isyan edersin ama bu şekilde kart görmek acemiliktir, salaklıktır. Yine hata, hep hata..
Uzun lafın kısası, aslında Galatasaray için lig çok iyi başladı. Geleceğini kurtarmak için, bahanelere, göz boyamalara sığınmadan bir şeyleri değiştirmek için çok iyi bir şansı var artık. Fikstürün güzelliği diyelim bir de; ilk haftalar sağlam rakiplerle eşleşmesi tablonun daha da netleşmesini sağlıyor zira. Ayrıca ligin daha başındayken bu takım öldü bitti diye taziyeler yaymanın da bi anlamı yok, zamanla birçok sıkıntı çözülecektir. Testi kırılmadan yenen tokat iyidir.
Herkes hatasının farkına varmalı artık. Değişim kafalardan başlamalı, istifaların getireceği değişim bulanık. Yaşanan şokla iyiden iyiye krize giren hastayı kurtarmaya çalışmak gerek. Her şeye rağmen olmuyorsa, işte o zaman kangrenli organı kesmekten başka çare yok. Yönetimden taraftara herkes için zor süreç asıl şimdi başlıyor..
2 yorum:
renkler süper olmuş gui, uzun uzun yazmaya devam ettiğini görmek de ayrıca şahane :)
blogu çok özensiz bıraktım uzun süre, sonunda bi şekle soktum neyse ki.
ben yazınca uzun uzun oluyo hep, biliyosun. kaldığımız yerden devam işte :)
Yorum Gönder