Cumartesi, Kasım 13, 2010

Tatil mi kapdan? Evet tatilmiş meğersem kapdan!

Özellikle son birkaç haftadır öyle yoğun bi tempoda çalışıyorum ki bi uyusam bi daha uyanamayacakmışım gibi gelmeye başladı. Okul bi yandan, kurs bi yandan artık pilim bitti bitecek derken tatil yetişti imdada neyse ki :)

Pazar akşam yolcuyum. Hani yorgunluktan ölmesem kalkıp göbek atıcam. Aileye kavuşma, tatil kısmı bi yana, bu gidişim diğerlerinden biraz daha farklı. Babaevinde çooook uzun yıllar sonra ilk defa kendime ait bi odam var artık. 5 yaşımdan beri kardeşimle aynı odayı paylaşıyoduk, gerçi ben evi küçük yaşta terk ettiğim için tatillerde onun odasında kalıyomuşum gibiydi. Üniversiteden sonra da biraderler ittifakıyla tamamen attılar beni odadan. Yılda iki kere eve uğrayan birinin odası mı olurmuş?! Olmuyomuş hakkaten. (Oha ya nası dışlamışlar beni :P) Neyse işte sonunda bizimkiler daha büyük bi eve taşındılar ve bana da bi oda vermişler sağolsunlar (Babam ve Kızım diye film yapcam bak öyle duygulu bişi).

Aslında lafını edecek bi konu değil gibi. Cidden kaç kere gidiyorum ki eve senelerdir? Ev sahibinin Almanya'daki oğlu gibiyim sanki. Gülme ya, düşün bak öyle valla. Ama insanın babasının evinde bi odası, bi yeri olması değişik bi şey. Orda da bi hayatın var işte. Misafir değilsin. Ne bileyim, öyle işte. 12 yaşından beri dışarda olan biri için anlamlı en azından. Ailem beni hala o evde yaşayan biri olarak görse de, bu kadar zaman ayrı yaşayınca ben hep gidici gözüyle bakıyodum kendime. Sılası gurbeti karışmış biriyim sonuçta.

Eve gidicem, bi hafta tatil yapıcam falan derken bu geldi birden aklıma. Bilmiyorum, belki duramam gider kardeşimin yanında yatarım. Ama orda bana ait bi oda olduğunu bilmek güzel bi his. Gitmesek de, kalmasak da, o oda benim odam.

Vay be!